Balıkesir’de düzenlenen panelde, kentin deprem tehlikesi ve zemin özelliklerine ilişkin güncel bilimsel veriler paylaşıldı. TÜBİTAK MAM uzmanlarının da yer aldığı panelde, yürütülen zemin analizleri, deprem tehlike değerlendirmeleri ve veri temelli çalışmalar doğrultusunda Balıkesir’in afetlere karşı daha dirençli bir kent hâline getirilmesine yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alındı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı” başlıklı panelde, Balıkesir’in deprem tehlikesi ve zemin özelliklerine ilişkin güncel bilimsel veriler paylaşıldı. Akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, teknik uzmanlar ve meslek odalarının katılımıyla gerçekleştirilen panelde, kentlerin afetlere karşı daha dirençli hâle getirilmesine yönelik bilimsel çalışmalar ele alındı.
Panelde, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Yer Bilimleri Araştırma Grubu araştırmacıları da konuşmacı olarak yer aldı. TÜBİTAK MAM Uzmanı Dr. Adil Tarancıoğlu, Balıkesir’in sismik kimliği ve yerel zemin koşullarına yönelik yürütülen deprem tehlike analizlerinin birinci faz çalışmalarını katılımcılarla paylaştı.
TÜBİTAK MAM’dan Dr. Aylin Karaaslan ise Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içinde yürütülen BALDEP – “Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi” kapsamında gerçekleştirilen jeofizik ölçümler ve zemin analizlerine ilişkin bilgi verdi. Proje kapsamında yerleşim alanlarında uygulanan tahribatsız ölçüm yöntemleri ile yaklaşık 450 noktada kazı yapılmadan ölçümler gerçekleştirilerek yerleşim merkezlerinin sıvılaşma potansiyelinin analiz edildiği ifade edildi.
Panelde ayrıca, TÜBİTAK MAM tarafından 2015–2019 yılları arasında yürütülen BAZEM – “Balıkesir İli İçin Zemin Sınıflaması ve Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi” kapsamında elde edilen bulgular da paylaşıldı. Söz konusu proje ile Balıkesir’in zemin özellikleri ve sismik tehlikesine ilişkin önemli bilimsel veriler ortaya konuldu.
Program kapsamında gerçekleştirilen diğer sunumlarda ise yerel zemin özelliklerinin deprem tehlikesi üzerindeki etkileri, bölgedeki fay hatlarına yönelik jeodezik çalışmalar ve kentsel risk azaltma stratejileri ele alındı. Panelde ayrıca Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Balıkesir Yapı Envanter Sistemi (BAYES) çalışmaları kapsamında kentteki yapı stokunun değerlendirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Panelde yapılan değerlendirmelerde, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel analizlerin, veri temelli planlama süreçlerinin ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekildi. Bilimsel verilerin yerel yönetimlerin planlama süreçlerine entegre edilmesinin kentlerin afetlere karşı daha hazırlıklı ve dirençli hâle gelmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.
TÜBİTAK MAM, deprem tehlikesinin belirlenmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik bilimsel araştırmalarını ve saha çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedir.



